|
|
Muzeler müzeler türkiye müze il
il müzeler
Muzeler Sayfasına Geri Dön
amasya müzesi
 |
Yörede yaşamış medeniyetlere ait arkeolojik, etnografik olmak üzere
26.000 kayıtlı eserden 1.400 eserin sergilendiği müze, bölgenin en
modern ve zengin müzesi durumundadır. 1925 yılında Sultan II.
Beyazıt Külliyesi'nin bir bölümü olan medrese binasının iki odasında
toplanan az sayıda arkeolojik eserler ile İslâmi Devir mumyaları bir
araya getirilerek önce bir "Müze Deposu" oluşturulmuştur |
|
Daha
sonra eserlerin çoğalması ve teşhir edilecek yeni mekânlara ihtiyaç
duyulması neticesinde, 1962 yılında Selçuklu Döneminin anıtsal
eserlerinden olan 1266 tarihli Gökmedrese Camii'ne taşınmıştır.
1958 yılına kadar fahri memurlukla idare edilen müze, aynı yılın
haziran ayından itibaren Müze Müdürlüğü'ne dönüştürülmüştür. |
|
22
Mart 1977 yılında yeni yapılan bugünkü modern binasına taşınmış;
daha sonra yeniden düzenlenmiş ve tüm eserler kronolojik sıraya göre
teşhir edilerek 1980'de hizmete açılmıştır.11 ayrı medeniyete ait
arkeolojik, etnografik, sikke, mühür, el yazması ve mumya olmak
üzere yaklaşık yirmidörtbin civarında eseri ile bölgenin en modern
ve en zengin müzesi olarak, ülkemiz kültür ve turizmine hizmet
etmektedir. |
 |
|
Üç
katlı olarak yapılan müzenin bodrum katında deposu, laboratuvarı ve
diğer hizmet birimleri, alt katta büfe ve dinlenme salonu ve ufak
bir teşhir salonu,üst katta ise arkeolojik, sikke ve etnografik
eserlerin sergilendiği iki büyük salon yer almaktadır. Bahçede ise
taş eserler ile Sultan I. Mesut Türbesi içerisinde 6 adet İlhanlı
Dönemine ait mumya teşhir edilmektedir.
Alt Salon Teşhiri
Amphoralar
Roma ve Bizans Çağına ait pişmiş topraktan yapılmış, çift kulplu,
sivri dipli, formlarıyla müzenin ilgi çekici eserleri arasında yer
alırlar. Antik dönemde şarap, zeytinyağı ve benzeri sıvı maddelerin
naklinde ve saklanmasında kullanılmışlardır. Bafra yakınlarında
batık bir gemiden çıkarıldığı bilinen eserler 1977 yılında müzeye
kazandırılmışlardır.
Lahitler
Bu bölümde dört adet lahit teşhir edilmektedir. Üçü pişmiş topraktan
yapılmış olup diğeri bronzdandır.
Bronz Lahit
Dövme tekniği ile yapılmış, modern banyo küveti şeklindedir. Ağız
kenarlarına yakın köşelerinde simetrik dört adet halka kulp vardır.
Taşova İlçesi, Esençay Beldesi, Çakırmıstığın Tepesi olarak
adlandırılan büyük tümülüsten çıkarılmıştır. Hellenistik Dönem
eseridir.
Pişmiş Toprak Lahitler
Bir tanesi köşeli, diğeri silindirik, üçüncüsü ise küvet
şeklindedir. Roma Döneminde mezar olarak kullanılmışlardır.
Heykeller
Bu bölümde Hellenistik ve Roma Dönemine ait iki heykel teşhir
edilmektedir. Başı olmayan giysili rahip heykeli, diğeri ise tanrı
Dionysos ve oğluna ait yüksek bir kabartma
sergilenmektedir.Lahitlerin bulunduğu bölümde Selçuklu ve Osmanlı
Döneminde Amasya'da inşa edilen cami, medrese ve benzeri yapıların
orijinal mermer kitabeleri sergilenmektedir. Amasya'da Azerbaycan ve
yöresinden 1897-1898 Osmanlı-Rus Harbi sırasında göçle gelen bir
kısım halkın yanlarında getirdikleri halılar, halı seccadeler, halı
heybeler ve kilimler bu bölümde teşhir edilmektedir. Yine bu kısımda
Milas, Kırşehir ve Avanos yöresi halı ve kilimleri yer
almaktadır.Ahşap Eserler>Bu bölümde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerine ait ahşap işçiliğin nadide örnekleri sergilenmektedir.
Bizans Dönemi Kapı Kanadı Gümüşhacıköy İlçesi, Gümüş Beldesi'ndeki
bir manastıra aittir. Üzerinde kabartma tekniğiyle yapılmış,
bereketi simgeleyen asma dallarının birbirine dolanarak oluşturduğu
dairelerin içerisi asma yaprağı ve iri taneli üzüm salkımı ile
süslenmiştir. Geç Bizans Dönemine ait bir eserdir. Selçuklu Dönemi
Kapısı Selçuklular Döneminde 1266-1267 tarihlerinde inşa edilen
Gökmedrese'nin orijinal kapısıdır. Abanoz ağacından yapılmış, çift
kanatlı anıtsal boyutlu bir eserdir. Üzerinde oyma tekniğiyle
işlenmiş, rumî ve kıvrak dallı yuvarlak kemerli, bordür kuşak
içerisinde, alınlık bölümünde, Arapça sülüs hatla yazılmış grift
kitabede "İnsan ölünce kendisinden ameli kesilir. Bundan üç şey
müstesna; onlar ya sadaka-ı cariyedir, veya kendisinden istifade
edilen ilimdir. Veyahut da kendisine dua eden salih evlattır" hadisi
yer almaktadır. Kapının göbek kısmında ise kırık çizgilerin
birbirine geçmesi ile oluşan üçgen, beşgen ve sekizgenler üzeri rumî
ve kıvrak dal motifleri ile bezenmiştir. Osmanlı Dönemi Cami Kapısı
Osmanlı Dönemi 1485 tarihli Mehmet Paşa Camii'nin orijinal
kapısıdır. Kündekârî tekniğiyle iç içe geçmiş kırık çizgilerden
oluşan beşgen ve üzeri yıldız motifleriyle bezeli çift kanatlı bir
kapıdır. Klasik Osmanlı ahşap işçiliğinin ender örneklerinden
biridir. Bu bölümde 19. yy. Amasya sivil mimarlık örneklerinden
derlenen dolap kapakları ve şerbetlikler yer almaktadır. Üst Salon
Teşhiri Burası arkeolojik ve etnografik olmak üzere iki seksiyona
ayrılmıştır. Ayrıca arkeolojik seksiyonun son bölümünde sikkelerin
ve definelerin teşhir edildiği vitrinler yer almaktadır. Tunç Çağı
Eserleri (M.Ö. 3500-2100) Müzede bu çağı temsil eden eserler üç ayrı
vitrinde teşhir edilmiştir. İlk iki vitrinde, pişmiş topraktan
yapılmış siyah ve kırmızı renkli, iyi perdahlanmış ve bazılarının
üzeri yivle bezenmiş maden taklidi, kulplu ve kulpsuz küre gövdeli,
yuvarlak ağızlı, düz dipli, çanak çömlek ve testiler yer almaktadır.
Amasya merkez Mahmatlar ve Merzifon Oymaağaç Köyü'ndeki kazılarda
çıkarılmış eserlerin tümü el ürünüdür. Diğer vitrinlerde ise bronz
hançerler, baltalar, kemik iğne bizler, ağırşaklar ve damga mühürler
teşhir edilmektedir. Hitit Çağı (M.Ö. 1750-1200) İki ayrı vitrinde
teşhir edilmektedir.Birinci vitrinde; gaga ağızlı süzgeçli, deve
tüyü renkli hamurlu, pişmiş topraktan testiler, çanaklar, kâseler ve
pişmiş topraktan yapılmış bir sunak sergilenmektedir. İkinci
vitrinde ise; bronz ve taş mühürler, pişmiş topraktan boğa başları,
insan figürleri, idoller ve değişik tipte pişmiş topraktan ritonlar
ile dini törenlerde kullanılan üçlü kutsal kaplar teşhir
edilmektedir. Hitit Tanrı Heykelciği Arkeoloji literatüründe "Amasya
Heykelciği" veya "Hitit Fırtına Tanrısı Teşup" olarak tanınan eser,
dünya arkeolojisinin ünik eserlerinden biridir.Amasya merkez
Doğantepe Beldesi'ndeki bir höyükte 1962 yılında tesadüfen
bulunmuştur. Bronzdan, döküm tekniğiyle yapılmış olan eserin
bacakları kolları ve bazı parçaları henüz bulunamamıştır. Hitit
İmparatorluk Dönemi kaya kabartmalarında yer alan tanrı tasvirleri
ile, özellikle Boğazköy (Hattuşaş) Yazılıkaya açıkhava tapınağındaki
tanrı kabartmaları ile benzerlik gösterir.Sivri külahlı, kısa
etekli, öne doğru adım atmış vaziyette duran, eserin mevcut
bölümünün yüksekliği 21,5 cm., ağırlığı ise 1.340 gr.dır. Hitit
İmparatorluk Dönemine (M.Ö. 1400-1200) ait olup bulunabilen diğer
metal heykeller içerisinde en büyük boyuttaki insan heykelidir.
Kalın kaşları, çukur gözleri, düzgün yivli hatlarıyla ılımlı
görünmekle beraber, güçlü ve mağrur bir ifadeye sahiptir. Urartu
Çağı (M.Ö. 900-600) Doğu Anadolu'da Van yöresinde yaşamış olan bu
medeniyete ait eserler, müzeye satın alma yoluyla gelmiştir.
Vitrinde stilize aslan başlı bronz bilezikler, bronz kaplar ve bir
adet kazan kulpu teşhir edilmektedir. Frig Çağı (M.Ö. 850-600)
Anadolu'ya M.Ö. 1200 civarında kavimler göçü ile gelen Frigler
genellikle Hititlerin yaşamış olduğu bölgelerde hüküm sürmüşlerdir.
Başkentleri Ankara yakınlarındaki Gordion'dur. Müzede bu çağın
eserlerini; deve tüyü hamurlu, çarkta yapılmış, yonca ağızlı, geniş
gövdeli, tek kulplu düz dipli, üzeri krem renk astarlı, kırmızı,
kahverengi boya ile gövdeye paralel bant şeklinde motiflerle bezeli
eserler yanında özel günlerde libasyon için kullanılan değişik
hayvan tiplerindeki ritonlar temsil etmektedir. İskit Çağı (M.Ö.
6.YY.) 1970 yılında Gümüşhacıköy İlçesi, İmirler Köyü'nde yapılan
bir kazıdan çıkan eserlerdir. Bir İskit süvarisine ait mezarda ele
geçen, bir adet ikiye bükülmüş demir kılıç, bronzdan yapılmış sap
delikli harp baltası, çok fazla miktarda mahmuzlu bronzdan söğüt
yaprağı şekilli ok uçları, at koşum takımına ait gem parçası ve bir
adet kabartma ile bir adet bronz orta boy çandan oluşan buluntular
teşhir edilmektedir.Hellenistik Çağ (M.Ö. 330-29) Bu çağa ait müzede
teşhir edilen eserler arasında pişmiş topraktan geniş ağızlı, düz
kaideli, açık kiremit renk hamurlu, çarkta yapılmış, çift ve tek
kulplu tabaklar, testiler, depaslar yanında üzerinde üzüm salkımı ve
asma yaprağı motifi ile kabartma olarak bezenmiş, bir kap ve geniş
yayvan bir tabak bulunmaktadır. Bu bölümde pişmiş topraktan, içbükey
ağız kenarlı, bombe gövdeli, yuvarlak halka kaideli, çift kulplu,
gövde üzeri metoplara bölünmüş, içleri bej zemin üzerine kahverengi
ile ördek figürü işlenmiş bir eser yer almaktadır. Geometrik
şekillerle bezenmiş, geometrik çağa ait bir kâse ile yuvarlak
ağızlı, kısa silindirik boyunlu, gövde üzerinde kırmızı figür
tekniği ile işlenmiş, bir kuğu figürü tasviri yapılmış olan pişmiş
toprak testi de teşhir edilmektedir.Roma Çağı (M.Ö. 29-M.S. 476) Bu
çağa ait eserler müzemizin en zengin koleksiyonunu oluşturmaktadır.
Beş ayrı vitrinde üç grup halinde teşhire sunulmuştur. Cam Eserler
Roma Çağına ait cam eserlerin çoğunu ince uzun formlarıyla gözyaşı
şişeleri, koku kapları ve kâseler oluşturmaktadır. Bu vitrinde
yuvarlak ağızlı, kısa boyunlu, ince uzun, tabana doğru daralan
amphora tipli, çift kulplu, sarı renkli gövde üzerine siyah, mavi ve
kahverengi renklerle bezemeli kum kalıbı tekniğiyle yapılmış (M.Ö.
7.yy.) bir eser de sergilenmektedir. Roma Seramikleri Çift ve tek
kulplu testiler,değişik formlardadır. Genellikle açık kiremit renk
hamurlu ve kırmızı boyalıdır. Bazılarının gövdelerinde ve kulp
başlarında bezemeler mevcuttur. Birbirinin benzeri yayvan şekilli,
çanaklar da yer almaktadır. Masklar Pişmiş topraktan yapılmış,
sadece yüz hatları işlenmiş, ağızları şarkı söyler pozisyondaki
tiyatrocu masklarıdır. |
 |
Kadın Ziynet Eşyaları
Altın, gümüş ve camdan yapılmış, ziynet eşyalarının çoğunu yüzükler
ve küpeler teşkil etmektedir. Akik taşlı olan yüzüklerin taşları
üzerine insan ve hayvan figürleri işlenmiştir. Küpeler şekil
itibarıyla çok çeşitlidir. Bir kısmının sarkaçlarına kıymetli taşlar
yerleştirilmiştir. Bunların yanında renkli camdan yapılmış
bilezikler ve altından yapılmış diademler de teşhir edilmektedir. |
|
Bu
bölümde 1988 yılında müzeye kazandırılan çift başlı kuş figürü
dizilerinden oluşan gerdanlık, bir çift küpe ve Roma Dönemine ait
bir yüzük yer almaktadır.
Bronz Kaplar
Bunlar tek kulplu, kulpsuz ve sadece kazan kulpludur. Dövme ve dövme
tekniğiyle günlük kullanım için yapılmış Roma Dönemi eserleridir.
Ayrı bir vitrinde ise, genel olarak çocuk mezarlarına bırakılmış,
ölü armağanı niteliğindeki bronz objeler sergilenmektedir. Bilhassa
boğa ve kartal heykelcikleri ile yılan figürü, dikkati çeken eserler
arasında yer almaktadır.
Kandiller
Hellenistik ve Roma Çağında aydınlatma aracı olarak
kullanılmışlardır. Pişmiş topraktan yapılmış bu eserler, çeşitli boy
ve tiplerde olup, genellikle kiremit renk hamurludurlar. 1958 yılına
kadar fahri memurlukla idare edilen müze, aynı yılın haziran ayından
|
 |
itibaren Müze Müdürlüğü'ne dönüştürülmüştür.22 Mart 1977 yılında
yeni yapılan bugünkü modern binasına taşınmış; daha sonra yeniden
düzenlenmiş ve tüm eserler kronolojik sıraya göre teşhir edilerek
1980'de hizmete açılmıştır.11 ayrı medeniyete ait arkeolojik,
etnografik, sikke, mühür, el yazması ve mumya olmak üzere yaklaşık
yirmidörtbin civarında eseri ile bölgenin en modern ve en zengin
müzesi olarak, ülkemiz kültür ve turizmine hizmet etmektedir.
|
|
Sikkeler
Arkeolojik bölümün sonunda teşhir edilen sikkelerin çoğunluğunu
Hellenistik, Roma bronz sikkeleri ile Bizans Dönemi bakır, Selçuklu
Dönemi gümüş ve Osmanlı Dönemi altın sikkeleri oluşturmaktadır ve
kronolojik sıraya göre yerleştirilmiştir.Son iki vitrinde ise
defineler teşhir edilmektedir. Vitrinin birisinde Hellenistik Döneme
ait bronz bir define ve |
 |
|
Roma
İmparatoru Büyük Costantinus'un (M.S. 306-337) Döneminde İstanbul ve
Antakya'da darp edilen, dokuz değişik tipteki 1134 adet bronz
sikkeden oluşan define ile, Bizans Çağına ait bakır sikke definesi
ve bakır Selçuklu defineleri teşhir edilmektedir. Diğer vitrinde ise
Ortaçağ Avusturya Dukalığına ait sikkelerle, İlhanlı ve Osmanlı
Dönemi gümüş sikkeleri sergilenmektedir. Bizans Çağı (M.S. 476-1453)
Bu devre ait eserler, arkeolojik seksiyonun son vitrininde teşhire
sunulmuştur. Burada tek kulplu krem renkli testiler, bronzdan
yapılmış kandiller, ağırşaklar, ziynet eşyaları, taştan yapılmış
kutsal ekmek damgaları, kurşun mühürler ile 1992 yılında müzeye
kazandırılan üç adet pişmiş toprak çanak teşhir edilmektedir. Bu
eserler, kiremit renk hamurlu, yayvan geniş ağızlı, içbükey gövdeli,
yuvarlak halka kaidedir. İç ve dış yüzleri uçuk sarı renklidir;
astar üzerine tabağın merkezinde stilize hayvan figürleri
işlenmiştir. İç kenarlarında geometrik yıldız ve kaligrafik
süslemeler de bulunmaktadır. (M.S. 12-13. yy.) |
 |
Etnografik Eserler Koleksiyonu
Bu bölümde eserler cinslerine göre ayrı ayrı vitrinlerde teşhire
sunulmuştur. Salonun güneyinde tarım araç ve gereçleri, iplik eğirme
ve dokuma aletleri sergilenmektedir. Vitrinlerde teşhire sunulan
eserler ise şunlardır.
Mutfak Eşyaları 19.yüzyılda Osmanlı Döneminde kullanılan
bakırdan yapılmış, günün beğenisini yansıtan, üzerleri kazıma
tekniği ile bezenmiş, günlük kullanım için yapılmış, ibrikler,
leğenler, bakraçlar, |
|
taslar ve tencereler teşhir edilmektedir.
Kadın Ziynet Eşyaları Gümüş, bafum ve kıymetli taşlardan yapılmış,
Osmanlı kadınlarının zarafetini ve beğenisini yansıtan, aksesuar ve
takılar -bilezik, akik kolye, yüzükler, tepelikler, gümüş örgü çanta
ve kemerler- sergilenmektedir. Sedef Sandıklar Bu vitrinde Osmanlı
Dönemi sedef işçiliğinin nadir örneklerinden olan ahşap üzerine
beyaz renkli sedefler yerleştirilerek çeşitli desenler işlenmiş
sandıklar, allık kutusu, nalınlar ve kaşıklar yanında çerçevesi
sedef işlemeli Milli Mücadele dönemindeki Atatürk ve silah
arkadaşlarının portrelerinin yer aldığı "Hatıra-i Zafer" panosu yer
almaktadır. Silahlar Osmanlı Devri silahları eskiden yeniye doğru,
tipolojik olarak üç ayrı vitrinde teşhir edilmektedir. Ok, yay,
topuzlar, kamalar, kılıçlar, hançerler, baltalar, teberler, salık ve
şiş bastonlar, altın işlemeli çakmalı tüfekler, tabancalar, boynuz
ve metalden barutluklar, yağdanlıklar ve kurşun kalıpları
koleksiyonu tamamlayan eserlerdir. Seramikler Selçuklu Döneminden sigrafitto tekniğiyle yapılmış, üzerinde kanatlı melek figürü
bulunan bir kâse ile Osmanlı Dönemi 17-19. yüzyıla tarihlenen üzeri
sırlı, mavi beyaz renkli, Kütahya, İznik, Çanakkale işi seramik
tabak ve testiler sergilenmektedir. Astronomi Aletleri Osmanlı
Dönemi II. Beyazıt Külliyesi'nden getirilen bu eserler, medresede
astronomi eğitiminde ve muvakkithanede ezan vakitlerinin
ayarlanmasında kullanılmış, ahşap üstürlap, kiblenumalar, pusula,
yer küre ve astronomi aletleri teşhir edilmektedir.Hamam Takımları
Osmanlı Dönemine ait hamam takımlarından kadife üzerine sim işlemeli
bohça, havlu ve peşkirler sedef ve gümüş kakmalı nalınlar,
kildanlık, kese ve hamam tası teşhire sunulmuştur.Saatler Bu bölümde
altın ve gümüş muhafazalı kadranlar, mineli cep saatleri yanında
ahşap muhafazalı duvar saatleri sergilenmektedir. Lambalar Osmanlı
Döneminde aydınlatma aleti olarak kullanılan mavi, sarı ve kırmızı
renkli camdan ve porselenden yapılmış gaz lambalarıdır. Çay, Kahve
ve Sigara Takımları Osmanlı Döneminde kullanılan çay ve kahve
takımlarından, kahve kavurma tavası, kahve değirmeni, cezve ve ahşap
kahve kutusu, fincan muhafazaları ve semaver yanında tütün
takımları, nargile, tütün tabakası, çakmak, ağızlık ve pipolar
teşhir edilmektedir. Etnografya salonunun orta bölümünde değişik
vitrinlerde Osmanlı Döneminde kullanılan Amasya'ya özgü geleneksel
sim işlemeli bindallılar, gece kıyafetleri, cepken ve yelekler,
yöresel motiflerle dokunmuş, yün çoraplar, halı ve heybeler, çeşitli
tip ve boyutlarda para keseleri, sim işlemeli bohça, peşkirler,
yazmalar ve uçkurlar sergilenmektedir. Şifa Tasları, Buhardanlıklar
ve Muskalar Bu vitrinde iç ve dış yüzeylerinde çeşitli duaların
yazılı bulunduğu şifa ve nazar tasları, buhardanlıklar, üzeri dua
yazılı sedefler, çeşitli boyutlarda gümüşten yapılmış, üzeri savat
tekniğiyle işlenmiş muskalık ve hamayiller, bronzdan yapılmış
çeşitli boyutlarda şamdanlar teşhir edilmektedir.El Yazma Kuran-ı
Kerim'ler Bu vitrinde tezhipli el yazması Kuran-ı Kerim'ler, Padişah
tuğralı fermanlar, yazı takımları, divit, hokka, kağıt makası ve
divit muhafazası, Kuran-ı Kerim muhafazası ve ahşap rahle
sergilenmektedir. Sancaklar Etnografik salonun son bölümünde Sultan II. Beyazıt Camii'nden getirilen iki adet sancak teşhir
edilmektedir.Küçük Sancak Bu vilayet sancağının bir yüzünde Sultan
Reşat tuğrası, Osmanlı arması mevcut olup diğer yüzünde ise Kelime-i
Tevhit yazısı yer almaktadır. Büyük Sancak Besmele, Ayet-el Kürsi'nin tamamı, Fetih Suresinin başından 17. ayetin sonuna kadar
olan kısmı atlas üzerine işlenmiş, orta kısmında hilal içerisinde
Besmele, Mümin Suresi ve H. 1326 (M.1708) tarihi yer almaktadır. "İşkodra
Sancağı" ismiyle anılır.Açık Hava TeşhiriMüze binasının batısında
bulunan müze bahçesinde Hitit, Hellenistik, Bizans, İlhanlı,
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait boyutları büyük olan taş eserler
teşhir edilmektedir. Doğantepe ve Esençay beldelerinden getirilen
Hitit Kapı Aslanları, Hellenistik ve Roma dönemlerine ait kitabeli
ve büstlü mezar stelleri, İon ve Korinth tarzında yapılmış sütun
başlıkları, anıtsal yapı parçaları, Roma Dönemine ait mermer ve
kireç taşından yapılmış asma dalı bezeli lahitler, Bizans Dönemine
ait mezar stelleri, kabartmalı lahitler, mimari parçalar, İlhanlı,
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait inşa kitabeleri, sanduka tipi
başlıklı ve başlıksız mezar taşları, pişmiş toprak erzak küpleri ve
Sultan II. Beyazıt Camii'ne ait 1939 depreminde yıkılan son cemaat
mahallinin orijinal sütun başlıkları sergilenmektedir.Roma Kitabesi
Bahçe içerisinde türbenin batısında yer alır. Amasya Merkez Yüzevler
Mahallesi'ndeki bir inşaatın temelinde bulunmuştur. Büyük bir yapıya
ait kalker taşından yapılmış bir ithaf kitabesidir. Bu Grekçe kitabe
Pontus Eyalet başkanı tarafından yaptırılmış ve Roma İmparatoru Alexander Severus ve annesi İulia Mammia'ya ithaf edilmiştir.Mil
Taşları Erba'dan, Esençay, Çakırsu, Yukarı Baraklı, Yassıçal,
(Ebemi) ve Zile'ye uzanan "Antik Roma Yolu" üzerinden ve Amasya'nın
değişik yörelerinde bulunmuş kilometre taşı olarak kullanılan mermer
mil taşları sergilenmektedir. Bu mil taşları içerisinde Uygur
Beldesi'nde in situ bulunan yuvarlak sütun şeklindeki taşların
üzerinde 21 rakam mevcut olup Roma İmparatorları II. Contantinus ve
Diocletianus ile eyalet yöneticilerinin (vali) isimleri yazılıdır.
Eserler M.S. 237-305 dönemine aittir. Mumyalar Müze bahçesinde
Sultan I. Mesud türbesi içerisinde altı adet İlhanlı Dönemine ait
mumya teşhir edilmektedir. Bu bölüm müzenin en çok ziyaret edilen
bölümüdür.Mumyalar, Anadolu Nazırı Şehzade Cumudar, Amasya Emiri
İşbuğa Nuyin, İzzettin Mehmet Pervane Bey, Cariyesi, erkek ve kız
çocuklarına aittir. Bunlar Amasya Burmalı Minare ve Fethiye
Camilerinin türbelerinden getirilmiştir.
Müze Tel : (+90-358) 218 4513
Ziyarete açık saatler : 08.30 - 12.00, 13.00 - 17.00 |
|
|