8
ay çılgınlığı |
|
Formunu
korumak isteyen anne adaylarının normal gebelik süresinin
tamamlanmasını beklemeden, 8. ayda sezaryenle bebeklerini
dünyaya getirdikleri iddiaları hızla yayılıyor.
15.07.2004 Formunu korumak isteyen anne adaylarının normal
gebelik süresinin tamamlanmasını beklemeden sezaryenle
bebeklerini dünyaya getirdikleri iddiaları son zamanlarda
sıkça duyulur oldu. Bazı okurların ‘Anne adayları daha fazla
kilo almamak için 8. ayda sezaryenle bebeklerini
aldırıyorlarmış. Doğru olabilir mi bu?’ şeklindeki soruları
da Form Sante dergisinin yazı işlerini harekete geçirdi.
Konu, derginin Temmuz sayısına taşıdı.
Yaşama şansı olsa da...
Hamilelik, son regl tarihinden itibaren 40, döllenme
oluşumunun ardından ise 38 hafta sürüyor. Dünya Sağlık
Örgütü (WHO), 37. hamilelik haftasından önce gerçekleşen
doğumları ‘erken doğum’ olarak tanımlıyor. 37. haftasını
tamamlamadan önce doğan bebeklere ‘prematüre bebek’ deniyor.
Prematüre bebeklerin yaşayabilme şansı tıp dünyasındaki
gelişmeler sayesinde artıyor. Ülkemizde hastanelerde ‘yeni
doğan’ ünitelerinin sayısının çoğalması da bu şansın
yükselmesini sağlıyor. Ancak süresini doldurmadan doğan
bebeklerin hepsi aynı seyri gösteremiyor, çünkü prematürelik
derecesi arttıkça sorunlar da derinleşiyor. Örneğin
zamanından 1-2 hafta önce doğanlar, yüksek riskli değiller.
34. haftadan erken doğanlar ise ciddi sağlık sorunlarıyla
karşılaşabiliyorlar. Bunun sonucunda bebeğin sağlığına
kavuşabilmesi için yeni doğan ünitesinde geçireceği süre de
artıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceyda Ekiz,
gelişen tıp sayesinde prematüre doğan bebeklerin yaşama
şanslarının oldukça yükseldiğini belirtiyor. Ancak bu, 8.
ayda doğan bebeklerin ciddi sağlık sorunlarıyla
karşılaşmayacağı anlamına da gelmiyor. Dr. Ekiz, akciğer
yetmezliğinin prematüre bebeklerde en sık görülen sağlık
sorununu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Akciğer elastiki bir
yapıya sahip. Nefes alındığında hava kesecikleri şişiyor,
nefes verildiğinde ise iniyor. Hava keseciklerinin şişip
inmesini sağlayan ‘surfaktan’ adlı maddenin oluşumu ortalama
35 haftada tamamlanıyor. Bu süreden önce gerçekleşen
doğumlarda akciğer gelişimini tamamlasa bile, yapım
eksikliğine göre değişen derecelerde sorunlar oluşuyor.
Örneğin solunum yetmezliği tablosu gelişebiliyor. Bu
bebeklerde, organların gelişimi tamamlanmadığı için kan
şekeri düşüklüğü gibi metabolik problemler, enfeksiyonlar,
kanama problemleri, kalp dolaşım problemleri, uzamış sarılık,
oksijen tedavilerine de bağlı olabilen körlük, bağırsak
sorunları, beyin ve omurilik sıvısı içinde kanama gibi ciddi
sağlık sorunları görülebiliyor. Tabii işin en can alıcı yanı
bu talepte bulunan anne adayları var mı ve doktorlar ne
diyor?
Uzmanlar tartışıyor
Konunun uzmanlarına 8. ayda doğum talebiyle ilgili aklımıza
takılan 3 soru sorduk. İşte sorular ve yanıtları...
Formlarını korumak için erken doğum talep eden anne adayları
oldu mu?
Erken doğum bebekte hangi sağlık sorunlarına yol açıyor?
Kilo almamak için 8. ayda doğum yapılması doğru mu?
Prof. Dr. Teksen Çamlıbel Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
‘Talep geldi ama kabul etmedik’
1- Bu yönde bir-iki talep olsa da, hem tıbbi hem de etik
açıdan uygun olmadığı için erken doğumu kabul etmedik.
2- Günümüzde modern tıptaki gelişmeler sayesinde 2 kilo
üzerinde doğan bebekler yeni doğan bakımına neredeyse hiç
ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebiliyor. Yeni doğan
ünitelerindeki gelişmeler sayesinde 1 kilo 200 gram
ağırlığında doğan prematüre bebeklerin bile yaşama şansı
yüzde 80’lere kadar yükseldi. Ancak tıp her ne kadar
gelişmiş olsa da, erken doğum özellikle prematüre bebeklerin
akciğerlerinde ciddi sorunlar yaratabiliyor. Bu nedenle biz
isteğe göre gerçekleştirilen sezaryenleri bile normal
hamilelik süresinden sadece bir hafta önce uyguluyoruz.
Bunun nedeni de anne karnında geçirilen her günün bebeğin
sağlığı açısından son derece önemli olması.
3- Formlarını korumak için bize böyle bir talep geldiğinde,
bebek iki kilo ağırlığına ulaşmış olsa bile kabul etmemiz
mümkün değil. Daha önce bu taleple gelen bir-iki vaka oldu
ama kesinlikle kabul etmedik. Ayrıca etik kuralları
gereğince hiçbir doktorun da bunu kabul edeceğini
sanmıyorum.
Prof. Dr. Bülent Tıraş Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
‘Ciddi sağlık sorunları gelişebiliyor’
1- Bugüne dek formlarını korumak amacıyla erken doğum yapmak
isteyen anne adayı olmadı.
2- Erken doğumun pek çok sakıncaları mevcut. Özellikle
akciğerler bebeklerin en geç oluşan organlarından biri. Bu
nedenle 34. hamilelik haftasından önce doğan bebeklerde
ciddi solunum sıkıntısı oluşabiliyor. Bu bebeklerde,
organların gelişimi tamamlanmadığı için enfeksiyonlar,
kanama problemleri, uzamış sarılık, oksijen tedavilerine
bağlı körlük, bağırsaklarda sıkıntılar, beyin ve omurilik
sıvısı içinde kanama gibi ciddi sağlık sorunları
gelişebiliyor. Tüm bunlar, erken doğumun bebeğin sağlığını
ne denli tehlikeye attığını ortaya koyuyor.
3- Formun korunması için erken doğum yapılması hem tıbbi hem
de etik anlamda son derece yanlış bir uygulamadır.
Op. Dr. Alper Mumcu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
‘Tıbbi ve etik açıdan doğru değil’
1- Bugüne kadar kliniğimize ‘Daha fazla kilo alarak
vücudumun bozulmasını istemiyorum’ gibi estetik kaygılar
nedeniyle hamileliğin zamanından önce sonlandırılmasına
yönelik bir taleple gelen olmadı. Açıkçası bebeğin sağlığını
düşünen hiçbir bilinçli anne adayının böyle bir talepte
bulunabileceğini de düşünmüyorum.
2- Günümüzde değişik nedenlerle pek çok bebek zamanından
önce dünyaya geliyor. Geçmişte çoğu kaybedilen bu bebeklerin
önemli bir kısmı günümüzde gelişmiş merkezlerdeki iyi yoğun
bakım şartlarında, sorunsuz bir şekilde yaşatılabiliyor.
Ancak bu doğumların hepsi anne ya da bebeğin hayatını
korumak amacıyla kaçınılmaz olarak gerçekleştiriliyor.
3- Herhangi tıbbi bir gereklilik olmaksızın hamileliğin anne
adayının isteği ile prematür olarak sonlandırılmasını hem
tıbbi, hem de etik açıdan kesinlikle doğru bulmuyorum. Böyle
bir uygulama ile talebini de asla onaylamıyorum.
Op. Dr. Burçak Erzik Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
‘Keyfe bağlı doğum olmaz’
1- Bugüne dek hiçbir anne adayımız formlarını korumak adına
bizden böyle bir talepte bulunmadı.
2- Fetusun organ ve nörolojik gelişimi, 37. haftadan sonra
tam oluşuyor. Günümüzde yeni doğan yoğun bakım
ünitelerindeki gelişmeler, 28. hamilelik haftasından sonra
yaşama olasılığını yüzde 95’lere taşımış olsa da, 8. ayda
doğum pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Yetersiz akciğer
gelişimine bağlı solunum sıkıntısı, kafa içi kanama,
sarılık, hipoglisemi, enfeksiyon ve kalp damar problemleri,
prematüre doğan bebeklerin en sık karşılaştığı sağlık
sorunları. Dolayısıyla ideal bir doğum için hamilelik
haftasının tamamlanması gerekiyor.
3- Anne adayının keyfine bağlı olarak erken doğum söz konusu
olamaz. Biz bu tür bir girişimi doğru bulmuyor ve hiçbir
zaman da önermiyoruz. Zaten 8. ayda doğumla 9. ayda doğum
arasında annenin fiziğinde çok büyük bir değişim olması söz
konusu değil. Yani son ayda aşırı kilo alımı anneye ait bir
sorun. Ayrıca karın bölgesindeki ciltte oluşan
deformasyonlar, hamilelin son haftalarında sıklıkla
görülmekle beraber, erken dönemde de oluşabiliyor. Anne
bilinçli olduğu takdirde hamilelik süreci bu tür problemleri
de yaratmaz. Aksine aşırı beslenen, hızlı kilo alan,
egzersiz yapmayan hamilelerde bu tür estetik problemler çok
daha erken başlayabiliyor. Dolayısıyla annenin formunu
koruması için yaşam tarzına, beslenme düzenine dikkat etmesi
gerekiyor.
Ünlü anneler bu konuda ne diyor?
Neşe Erberk (Ajans sahibi)
Annenin vücudu deformasyona uğramasın diye bebeği 8. ayda
almak anlamsız ve tuhaf. Doğum yapmış anneler, bilinçli
beslenme programı ve sporla aldıkları kilolardan
kurtulabilirler. Sezaryenle doğumda zaten 38. haftada
alıyorlar. Bu süreyi erkene çekmenin hem anneye hem de
bebeğe zararlı olup olmadığı iyi araştırılmalı. Bu kararı
verecek kişi doktordur. Bilinçsiz uygulamalar riskli bence.
Çevremde keyfi şekilde 8. ayda doğum yapmış kimse yok. Ben
tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi oldum, bana böyle bir
yöntem önerilseydi, reddederdim.
Ebru Şallı (Manken)
Doktorumla doğumu sezaryen yöntemiyle yapmaya karar
vermiştik. Ancak bebeğim 36. haftada aşağı indi. Böyle
olmasaydı, 38. haftada sezaryen ile alınacaktı. Doktor uygun
gördüğü sürece 8. ayda doğum yapmaya karşı değilim.
Yurtdışında birçok örneği var. Ancak anne ve bebeğin
sağlığını riske atmamak da gerek. Hamilelikte en çok kilo
alımının, deformasyonun ve ödemlerin 8. aydan sonra ortaya
çıktığı bir gerçek. Ama estetik kaygılar bebeğin sağlığından
önemli değil. Son aylara kadar bende hiç deformasyon yoktu.
Sadece doğal olarak karnım şişmişti.
Nora Romi (Gazeteci)
Aklı başında hiçbir anne adayının böyle bir yöntemle doğum
yapacağını zannetmiyorum. 8. ayda, ‘kilo alacağım, vücudum
deforme olacak’ diye, bebeği ve kendini riske atmaya değmez.
Bu ancak işi gücü olmayan, sorumluluk ve kaygı taşımayan
kişilerin ‘moda’ diye uygulattığı bir yöntem gibi geliyor
bana. Bebek hazır olmadan doğum gerçekleşirse, o anda sorun
olmasa da ileriki yaşlarda sağlıklı kalacağının garantisini
kim veriyor? Ayrıca erken doğumda solunum yollarıyla ilgili
sorunlar, zeka geriliği gibi komplikasyonlar
başgösterebilir. Yanlış bir uygulama.
Deniz Pulaş (Manken)
Form için 8. ayda doğum yapıldığını duymuştum. Özellikle
yurtdışında Cindy Crawford gibi ünlü mankenler sanırım bu
yönteme başvuruyorlar. Eğer bebeğin fizyolojik gelişimini
tamamladığını doktorlar onaylıyorsa, bu yönteme karşı
değilim. Ama bana pek doğru gelmiyor. Hamilelere, bu özel
süreci sonuna kadar yaşamalarını tavsiye ederim. Formda
kalmak için 8. ayda erken doğum yapmaktan daha doğal
yöntemler var. Mesela, ben zaten çok kilo almamıştım ama
spor yaparak ve vakitsizlikten fazla yemek yemeyerek eski
formuma kavuştum.