Giriş Sayfan Yap
Burayı Sık Kullan!
Reklam
 

Süper Menü

Anasayfa
Animasyonlar
ASCII Resimler
Astroloji
Rüya Tabirleri
Burçlar
Cep Temaları
Cep Duvarkağıtları
Cep Programları
Cinsellik
Eğlence
Gazeteler
Gerçek Sesler
Gezi Tatil Rehberi
İlginç Yazılar
İlginç Bilgiler
İlginç Siteler
Hazır Tasarımlar
Hikayeler
Kim Kimdir?
Komik Sesler (amr) Komik Videolar
Magazin Aktüel
Msn Messenger
Motosikletler
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Sağlık
Sevgi Aşk
Sohbet
Chat Odaları
Güzel Sözler
Chat!!
Uydu Frekansları

İnteraktif Öykü

Gönül Ferman Dinlemez
Yağmurun Kaderi
Sihirli Keman
Melek
Elveda
İnternet Aşkı
Kelebeklerin Ömrü
 

Sevgi Aşk

Güzel Mesajlar
Hazır Mesajlar
Sevgililer günü mesajları
14 Şubat Sms
Kurban Bayramı Mesajları
Sevgiliye
Aşk Kanunları
Seni Seviyorum
Sevgililer günü mesajları
14 şubat mesajları
Sevgi Üzerine
Aşk Nedir?
Sevgi Sözcükleri
İçimizdeki Programlar
Çapkınlar İçin
Erkek Severse
Güzel Sözler
 

Nick seçin

 

 

 
askevim.net'te iyi eğlenceler..

Türkü Hikayaleri : Yaşanmış Türkü Hikayeleri ve Sözleri

   
Deniz Üstü Küpürü
Şu Ula'nın düğünleri düğündür hani...

Erkekler oğlan evinde yiyip içip yan gelirler; kız evinde de eğlence gırla gider. Bağda üzüm toplayan, bahçede sebze çapalayan, tarlada tütün kıran kızlar; düğün günü, güzellik suyuna batıp çıkmış gibi olurlar. Düğünlüklerini giyip, saçlarını tarayan kızlar, huri-melek kesiliverirler.

Tef vurup cümbüş çaldı mı; kendinizi düğünde değil, periler ülkesinde sanırsınız. Kızlar salınır da, meydan kız görür.

Bu yüzden, Datça'lı Durmuş :
Senin çocuk kara-mara ama, hayli şirin yahu! diyenlere, göğsünü gere gere şu karşılığı verir:
-Eee, ne olsa O'nun anası Ula'lıdır...
Demesi o ki Datça'lı Durmuş'un; Ula'nın havası-suyu, güzellik
ılıcasından daha etkilidir. Bundan olacak, ULA köylüklerinin köylüleri oğullarını ortaokulda okusun diye, kızlarını yorgan -dikiş öğrensin diye Ula'ya yollamanın yolunu ararlar.

Çaydere'li Osman, dayısıoğlu Nasuh Çavuş'un gelin almasında Ula'ya geldi. Alay, koca Marçal dağlarını aşıp Ula'ya geldiğinde, kız evinde çalgı-çengi sürüp gidiyordu. İlçenin genç kızları halka olmuş; <<Ay alaylar bulaylar -Temeli de süzgün alaylar>> oyununu oynuyorlardı.

Osman, hayat (avlu) kapısının yanındaki duvarın üstüne dikilip, oynayan kızlara bir göz gezdirdi. Gözleri bir kızın üzerinde mıhlandı kaldı. Hay bakmaz olaydı! Osman'ın gönlü ırmak olup, Balcıların kızı Gülayşe'ye akıverdi.

Çaydere'li olanca gücüyle asıldığı halde, bakışlarını Gülayşe'den koparamıyordu. Sanki herkes Osman"ın kime, hangi duyguyla baktığını seziyordu. Osman ne gözlerine söz geçirebiliyordu, ne de gönlüne... Artık gönlüne kendi beyni değil; Gülayşe buyruktu.

Gülayşe ile ona bakmış, gülümsemiş miydi, ne!

Osman, gelin alayıyle birlikte Çaydere'ye dönerken; <<içimde bulgur kaynıyor: kafamda kireç söndürülüyor>> dediği zaman, yanındaki Çiftçilerin Mehmet; <<Osman mı anlamsız konuşuyor, ben mi anlamıyorum...>> demekten kendini alıkoyamadı.

O günden öte Osman, ULA düğünlerinin çağrılmayan konuğu olmuştu. Çizmelerini parlatıp atına atlıyor, soluğu Ula'da alıyordu. Marçal dağlarında, Kabaca Pıynar'ın dibindeki yatıra mum adayıp, Gülayşe'ye kavuşmak için dua etmeyi unutmuyordu.

Çoğu düğünlerde Gülayşe'yi görmüyordu. Ama bir de gördü mü, içinin tüm denizleri köpürüyordu.

Yine böyle bir düğünde, Gülayşe'ye <<gel Ayşe>> diyecek cesareti toplayabilmek için, birkaç şişe rakıyı su gibi içti. Neydi o öyle? Ayşe mi dönüyordu, dünya mı?

Derken biri ilişti koluna:

-Gel be dost, dedi, <<derdin var anlaşılan. Gel bizim meclisimize katıl...>>

Çaydere'li Osman, kendini Ula'lı gençlerin sofra kurdukları hasırın üstünde buldu. Herkes dostça bakıyordu kendisine. Merhabalaştıktan sonra, bir kadeh sundular ona da.

Dülger Bekir'lerin Selver, bağlamasını düzenleyip, telleri üzerinde, telleri gezdirirken sordu :

-Merakımı bağışla Osman arkadaş UIa düğünlerini kaçırmayışının nedeni ne ola ki?

O güne dek bağlamayı eline bile almamış olan Çaydere'li Osman, birden irkildi. Yeniden doğmuş gibi oldu. Selver'in elinden bağlamayı aldı. O gün çalıp çığırdığı, sevilen bir Ula türküsü olarak günümüze kaldı. Kuşkusuz yarına da kalacak :

<<Deniz üstü köpürü, ah yarim, lilay lilalay Iom
Kayığa da binsem götürür ah yarim ah
Benim de buraya geldiğim ah yarim lilalay lilalay lom
Bir güzelden ötürü ah yarim ah

Karıncanın katarı ah yarim lilalay lilalay lom
Yüreğime değdi batarı ah yarim ah
Benim de buraya geldiğim ah yarim lilalay lilalay lom
Bir güzelin hatırı ah yarim ah>>


Kaynak:
Ahmet Günday
Bağlama Metodu
Notaları ile Halk Türküleri
ve Türkü Hikayeleri Nisan 1977

Online Oyunlar

Okey
Tavla
Bilardo
Batak
King
Satranç
...devamı 

Bayanlara Özel

Yemek Tarifleri /
Kahve Falı 
Tarot Falı 
Bebek İsimleri
Kalori Cetveli
Diyet Listesi /
Estetik-Güzellik-Moda
Pratik Bilgiler
Mutfak Sözlüğü
 

Müzik Mp3 Sözler

İlahiler
Canlı Radyolar
Türkü Hikayeleri - Sözleri
 

Kim Kimdir?

Mustafa Kemal Atatürk
İbn-i Sina
Mevlana
Evliya Çelebi
Mehmet Akif Ersoy
Piri Reis
Nasreddin Hoca
Yunus Emre
Necip Fazıl Kısakürek
 

Önemli Sayfalar

Bilinmeyen Numaralar
Sayısal Loto Sonuçları
Milli Piyango Sonuçları
Bağ-kur İşlemleri
Taşıt Vergi Borçları
Vergi Borcu Hesaplama
Ssk Hizmet Dökümü
DGS  Bilgi ve Son Sonuçları
KPSS Bilgi ve Son Sonuçları
M.E.B
Hukuk ve Adalet
Emniyet Müdürlüğü
Siyasi Partiler
Konsolosluklar
Bakanlıklar
Üniversiteler 

Güncel Programlar

Msn Messenger
Winamp Surround
Türkçe Mirc
Ares Lite Edition
Flashget
WinZip Beta 10
 Norton Antivirus 2005

 

 


 

[ askevim.net v2.0 ]

Her hakkı Gizlidir. 2005

Askevim Net